Cumartesi , Mart 6 2021
SON DAKİKA
Ana Sayfa / Alt Manşet / Doğu Akdeniz’deki Gelişmeler

Doğu Akdeniz’deki Gelişmeler

Kıbrıs Amerikan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uğur Özgöker, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, ABD ile Türkiye arasında yaşanan bu gerilimi fırsata çevirdi ama biz şunu biliyoruz, ABD ve AB’nin desteğini alan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, en kısa zamanda geri adım atacaktır” dedi.

Prof. Dr. Özgöker, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Fatih sondaj gemisi çalışanları ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile iş birliği yapan şirketlerin yetkilileri hakkında tutuklama emri çıkarması sonrası yaşanacak olası gelişmeleri AA muhabirine değerlendirdi.

Prof. Dr. Uğur Özgöker, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tek taraflı olarak Amerikan, İngiliz, Fransız ve İtalyan enerji şirketlerine doğal gaz arama ve petrol çıkarma yetkisi vermesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyledi.

Kıbrıs Cumhuriyetinin kuruluş antlaşmalarına göre Kıbrıs Türk tarafının onayı olmadan GKRY’nin uluslararası enerji firmaları ile anlaşma imzalama yetkisinin olmadığını aktaran Prof. Dr. Özgöker, “Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanınan devlet 1960 yılında Londra ve Zürih anlaşmaları ile kurulmuştur ve anayasası da çok açık ve nettir. Anayasaya göre Kıbrıs Cumhurbaşkanı Rum olacaktır. Cumhurbaşkanı muadili (özellikle uluslararası anlaşmalar konusunda) veto yetkisine sahip Türk olacaktır. Dolayısıyla Kıbrıs Rum tarafı hiçbir şekilde tek taraflı bir anlaşma yapamaz. Amerika, İsrail, Fransa veya İtalya enerji firmalarına verdiği ruhsatlar bu bağlamda uluslararası hukuka aykırıdır, hiçbir geçerliliği yoktur.” diye konuştu.

GKRY’nin enerji firmaları ile yaptığı anlaşmalar gibi Fatih ve Yavuz sondaj gemileri ile ilgili aldığı tutuklama kararının da uluslararası hukuka aykırı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Özgöker, şöyle devam etti:

“KKTC uluslararası olarak tanınmasa bile Avrupa Birliği tarafından AB toprağı olarak tanınıyor ve AB hukuku askıya alınmış durumda. KKTC’nin kendi iç hukukunu tanıyor AB. Yani AB, ‘KKTC, AB toprağıdır, orada yaşayan vatandaşlar da AB vatandaşıdır ancak AB hukukunu uygulamıyorum, yani askıdadır’ diyor. Dolayısıyla KKTC’nin kendi iç hukuku uygulanıyor. Bu nedenle bütün Kıbrıs Cumhuriyetinin yani Kıbrıs adasının tamamının etrafındaki karasuyu, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgeleri üzerinde Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin hak iddia etmesi de aynı şekilde uluslararası hukuka aykırıdır.Adına ister Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti deyin ister Kıbrıs Türk Federe Devleti veya Kıbrıs Türk Toplumu deyin fark etmez. KKTC, uluslararası tanınmasa bile Kıbrıs Türk Toplumu olarak tanınıyor. Ne olarak tanınırsa tanınsın 1960 anayasasına göre Türkiye ve Yunanistan’ın müşterek üye olmadığı hiçbir uluslararası örgüte Kıbrıs Cumhuriyeti üye olamaz. Buna rağmen GKRY hukuksuz bir şekilde AB’ye üye oldu. En büyük hukuksuzluk burada yaşandı zaten. Dolayısıyla 1960 anayasasına göre imza atılan tüm uluslararası anlaşmalar hukuken geçersizdir.”

 

 

KAYNAK: TAK

İLGİNİ ÇEKEBİLİR

Arıklı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Topaloğlu’nu Ziyaret Etti

Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu’nu makamında …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir