SONUCA ULAŞMAK ZOR...

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele” ile “federal yönetimde kararlara etkin katılım” konularının makul ölçüler içinde çözülebileceğini ancak Rum tarafının tutumu nedeniyle hala çözülemediğini kaydederek, “Bu çerçevede gidersek ne yazık ki bir sonuca ulaşmayı son derece zor görüyorum” dedi.

Karamsarlık aşılamak, olumsuzluk vurgusunda bulunmak istemediğini söyleyen Akıncı, “Herkes biliyor, kabul etmek istemseler de aleni şekilde görülebiliyor ki Temmuz sonrasında bu iş son derece zor olacak” şeklinde konuştu.

Rum liderle Mayıs ayında 3 kez daha görüşeceklerini belirten Akıncı, “Önümüzdeki bu üç toplantının büyük önemi var. BM’ye hakemlik rolü verilmden ancak onların bir nevi mekik diplomasisi ile resmin bütününü ya da en azından ilk 4 başlıktaki konuları bütünsel olarak görebileceğimiz bir çalışmada bize daha etkili katkıda bulunmaları iyi olacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile dün akşam gerçekleştirdiği görüşme sonrasında Cumhurbaşkanlığı’nda açıklama yaptı.

 “GÜVEN ZEDELEYEN SON DAVRANIŞ ÇOCUKLARA KARŞI YAPILDI”

KKTC’deki 23 Nisan kutlamalarına katılmak amacıyla Larnaka üzerinden adaya giriş yapan Sırp ekibin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından geri gönderilmesi konusuna da değinen Akıncı, şunları söyledi:

“Asıl güven zedeleyen bu son davranışın altını çizmek istiyorum. 23 Nisan Çocuk Bayramı için dünyanın değişik yerlerinden çocuklar buraya geldi. Onların arasında Sırbistan’dan, Rusya’dan Litvanya’dan çocuklar vardı. Bunlar, şu an benim bilmediğim nedenlerle Larnaka Havaalanı’ndan gitmek zorunda kaldı. Litvanyalıların AB üyeliği nedeniyle bu tarafa geçişlerinde sorun olmadığı anlaşılıyor. Ancak Sırp ve Rus çocukların geçemedikleri biliniyor. Çocukların böylesi günde engellenmiş olmaları güven ilişkisi yaratmak açısından son derece mahsurlu. Bırakınız güven ortamı yaratmayı, bunun çocuklara karşı yapılmış haksızlık. Bunu kendilerine söyledik.”

“İKİ TEMEL KONU... HER İKİSİ DE MAKUL ÖLÇÜLER İÇİNDE ÇÖZÜMLENEBİLİR”

Akıncı, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile 2 temel konu üzerinde yoğunlaştıklarını da belirterek, bunların “federal yönetimde kararlara etkin katılım” ve “Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele” olduğunu söyledi.

Akıncı, görüşmede müzakerecilerin dün ve bir önceki günkü çalışmalardan derlediği görüşleri de dinlediklerini kaydedederek, ilk olarak Türk ve Yunan vatandaşlarına eşdeğer muamele konusuna değindi.

Cumhurbaşkanı Akıncı şunu söyledi:

“Şu kadarını söylemem lazım, aslında her iki konu da makul ölçüler içinde çözümlenebilir konulardır.

Bu gece yapılan izahatlardan bir kere daha kesinlikle ikna oldum ki bu halledilmeyecek bir mesele değil, yeter ki niyet ve isteklilik olsun.

Hiç söylendiği, iddia edildiği gibi ‘80 milyon Türk vatandaşını arka kapıdan Avrupa Birliği’ne sokma gayreti’ veyahut ‘milyonlarca insanın istila etme girişimidir’ değildir bu. Böyle bir şey söz konusu değil. Kıbrıs Türk tarafı olarak ortaya koyduğumuz makul anlayışlar hem BM hem de AB tarafından ne yazık ki Rumlardan çok daha anlayışla karşılanıyor. Bunu Brüksel’de de tespit ettik, onun dışında yaptığımız temaslarda da tespit ettik. Ama bu noktada ne yazık ki henüz Rum muhataplarımızı ikna edebilmiş değiliz.”

“KARAMSARLIK AŞILAMAK İSTEMEM AMA BU İŞ TEMMUZ SONRASINDA ZOR”

Kararlara etkin katılım konusunda da anlamakta zorlandıkları bir dirençle karşı karşıya olduklarını söyleyen Akıncı, şunları kaydetti:

“Geriye 3 toplantı kaldı, 2, 11 ve 17 Mayıs. Bu çerçevede gidersek ne yazık ki bir sonuca ulaşmayı son derece zor görüyorum. Bir karamsarlık aşılamak istemem. Olumsuzluk vurgusu yapmak istemem ama herkes de biliyor, kabul etmek istemeseler de aleni bir şekilde görülebiliyor ki Temmuz sonrasında bu iş son derece zor olacak.”

“EĞER BÜTÜNLÜKLÜ RESMİ ORTAYA ÇIKARACAK DAVRANIŞLAR SERGİLENMEZSE...”

Müzakerecilerin yarından itibaren yapacakları görüşmelerin büyük önemi olacağını kaydeden Akıncı, şunu ekledi:

“Önümüzdeki bu üç toplantının büyük önemi var. BM’ye hakemlik rolü verilmeden ancak onların bir nevi mekik diplomasisi ile resmin bütününü ya da en azından ilk 4 başlıktaki konuları bütünsel olarak görebileceğimiz bir çalışmada bize daha etkili katkıda bulunmaları iyi olacak. Bu tabii ki iki taraf benimserse olabilir. Eğer bütünlüklü resmi ortaya çıkaracak davranışlar sergilenmezse bu akşamki gibi bir konunun etrafında veya ikinci bir konunun etrafında tartışmaya devam ederiz. Sonuçta taraflar pozisyonlarını yeniden teyit ettiler, korudular ve evlerine gittiler noktasına geliriz. Bu da bizi bir yere götürmez.”

 

Yorum Yaz

*

Mobil Canlı Dinle