RADYO GÜVEN

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...   Mustafa Kemal ATATÜRK        KIBRIS TÜRK MÜCAHİDİNİN SESİ 89.2Mhz  90.4Mhz    90.8Mhz
 AnaSayfa     Sağlığımız                                                                                                                         

ÖNCE SAĞLIK

      


SAĞLIKLI BİR YAŞAM İÇİN SPOR...


        İdeal ve en ucuz tedavi hasta olmamaktır, dolayısıyla bu hedefe yönelik olarak genç, hatta çocuk yaşlardan itibaren spor yapmalıyız. Spor yaparak hastalıklardan korunmamızın yanında yağ dokumuzu azaltabilir ve sıkı bir vücuda sahip olabiliriz. Spor kondisyonu geliştirmesi, hareketliliği ve üretkenliği artırması sayesinde kadının kendine güveninin ve benlik saygısının artmasını sağlar. Bu sayede kadının zinde, güzel, kaliteli ve mutlu bir yaşam sürmesine aracılık eder.


        Yaşamı tehdit eden en önemli sağlık sorunu kalp ve damar hastalıklarıdır. Bu konuda kadınların çok önemli bir şansı kadınlık hormonu olan östrojenin koruyucu etkisidir. Gerçekten östrojen sayesinde kadınlar erkeklere nazaran çok daha az oranda kalp-damar hastalıklarına yakalanmaktadır. Ancak son yıllarda bu durum değişmektedir ve geçmişe oranla kadınlar daha erken yaşlarda ve daha sık kalp hastalığına yakalanmaktadır..


        Hareketsiz yaşam ve şişmanlığın bir salgın halini almasının da etkisiyle kadınlarda da kalp hastalıklara eskiye oranla daha sık gözükmekte ve kadın sağlığını etkileyen en önemli hastalıklardan biri olmaktadır. Spor sayesinde en önemli kalp hastalığı risk faktörü olan egzersiz yoksunluğu ve fazla kilolardan kurtulabilir, kolesterolünüzü düşürebilir ve iyi huylu kolesterolünüzü yükselterek damarlarınızı yağ plaklarından temizleyebilirsiniz.


        Spor ile osteoporoz (kemik erimesi), bazı tür kanserler, kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, tansiyon gibi hastalıkların önüne geçilmesinin yanında fazla kilolardan arındırılmış ve atletik olarak yeniden şekillendirilmiş vücudumuzla daha kaliteli ve mutlu bir yaşam sürebiliriz. Spor ile günlük streslerden uzaklaşabilir ve daha üretken bir hayat sürebiliriz. Tüm bunların sonucu olarak hemen spora başlayın;

 

    

 

 Güne sporla başlayın, stresi yenin!

 

       Psikolog Suna Akgün, stresle başetmek için güne başlarken en az 15 dakika spor yapılması gerektiğini söyledi İyi iletişim becerisi kazanmanın da stresle başetme yöntemlerindenbirisi olduğuna işaret eden Akgün, gün bitmeden, sorunun konuşularak çözüme kavuşturulmasının şart olduğunu belirtti.

 

       Stresin hayatın bir gerçeği olduğunu ve bundan uzak durulamayacağını ifade eden Psikolog Suna Akgün, stres ile başedilememesi halinde, kişinin hem fiziksel hem de ruhsal kaynaklarının tükeneceğini söyledi.
Düzenlediği seminerde, stres ve stresle başetmenin yolları hakkında bilgi veren Akgün, çocuklarda stresin tahmin edilenden çok daha fazla bulunduğunu ifade ederek, çocuklardaki stresin nedenini, anne-babanın geçimsizliği, şiddet, boşanma ve çocukların birbirleri ile kıyaslanması olarak sıraladı.


       Stres altında ezilmeden yaşam ile başedilmesi gerektiğini vurgulayan Akgün, “Sters ile başetmek, stresin biz de yarattığı etkiyi hep olumlu düzeyde tutabilmeyi öğrenmek anlamına gelir” dedi. Stresle başedebilmek için önerilerde bulunan Akgün, ilk olarak kişinin güne başlarken en az 15 dakika spor yapması gerektiğini belirtti.


       İyi iletişim becerisi kazanmanın da stresle başetme yöntemlerindenbirisi olduğuna işaret eden Akgün, gün bitmeden, sorunun konuşularak çözüme kavuşturulmasının şart olduğunu belirtti.  “Herşeyi kavga ederek çözen toplum olmayalım” diyen Psikolog Akgün, “Kendi dünyamıza bakalım. Nasıl iletişim kurduğumuza bakalım. Biz toplum olarak dinlemesini bilmiyoruz” diye konuştu.


       Psikolog Akgün, stresle başetmenin diğer yöntemlerini ise “zamanıiyi kullanmak, olumsuz düşünce biçiminden olumlu düşünce sistemine geçmek, beslenme alışkanlıklarını kontrol etmek, solunumu kontrol altına alabilmek, zihinde canlandırma ve güçlendirme yardımı alma” olarak gösterdi. Akgün, çay, kahve ve kola gibi kafein içeren içeceklerin çok alınmasının da stres hormonlarının salgılanmasına yol açtığını söyledi. Psikolog Akgün, konuşmasının sonunda katılımcılara meditasyon yaptırdı.

 

 

Sporun kadın sağlığı için önemi

     Spor ile osteoporoz (kemik erimesi), bazı tür kanserler, kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, tansiyon gibi hastalıkların önüne geçilmesinin yanında fazla kilolardan arındırılmış ve daha atletik bir vücuda sahip olabilirsiniz

    Memorial Hastanesi’nden Spor Hekimi Dr. Mehmet Murat Beyaz sporun kadın sağlığı için önemini ve kadınlar için uygun sporlar konusunda bilgi verdi

    Kadınların spor yapması toplum içerisinde kadına biçilen rol ile yakından ilgili. Sağlık açısından olumlu etkileri açısından sporun kadınla-erkek arasında herhangi bir farklılığı bulunmamasına rağmen, yeryüzünde genel olarak erkeklerin spor yapma şansı daha fazla. Kadınların spor aktivitelerinde kabul görmemesi eski Yunan olimpiyatlarına kadar dayanır. Modern spor tarihinde bile kadınlar erkeklerden ancak 20 yıl sonra 1924 yılında yarışmalara katılabilmiştir.


       
Osteoporozdan korunmak için


        Kadınlar dünya genelinde, toplumda erkekler kadar aktif yer alamamakta, kendine biçilen rol olarak dış dünyadan çok evle ilgilenmektedir. Bu konu kadınların spor aktivitelerine katılımları hususunda da kendini gösteriyor. Kadınlara özel bazı fizyolojik gereksinimler ve hastalık riskleri açısındansa spor yapmanın kadın sağlığı üzerine faydaları sayılamayacak kadar çoktur. Kadınları etkileyen en önemli sağlık sorunları olan osteoporoz (kemik erimesi) ve meme kanseri spor alışkanlığı ile yakından ilgilidir. Daha çok kadın hastalığı olarak bilinen bu iki hastalıktan korunmada da sporun rolü büyüktür. Spor; kemik erimesini önlemenin yanında, osteoporoz tedavisinin en önemli parçalarından birisidir. Hangi yaşta olursak olalım spor yaparak kemik yoğunluğumuzu artırabiliriz. Spor yapan kadınlarda kemik yoğunluğu yapmayanlara oranla daha fazladır ve ileri yaşlarda osteoporoz (kemik erimesi) hastalığına yakalanma şansı azalmaktadır. Osteoporoz tedavisinde kadının yaşı ne olursa olsun, tedavinin bir parçası olarak egzersiz reçetesi verilmektedir.


        Kanserler yine kadın yaşamını tehdit eden önemli bir hastalık grubudur. Kadınlarda en çok korkulan kanser olan meme kanserinin önlenmesinde sporun önemi son yıllarda detaylı olarak araştırılmıştır. Titizce yapılan araştırmaların sonunda egzersiz yapan kadınlarda, meme kanserine yakalanma şansının azaldığı ortaya konmuştur. Sebep sonuç ilişkisi olarak ileri sürülen görüş; egzersiz ile azalan yağ dokusunun östrojenin yağ dokusundaki aşırı dönüşümünü engelleyerek kanser oluşumunun önüne geçtiği şeklindedir.


       
Sağlıkla spor yapmak için


        Ailesinde kalp hastalığı hikayesi olan, kaza dışında erken yaşlarda ölüm hikayesi bulunan, şeker veya tansiyon hastası, sigara bağımlısı, kolesterol, aşırı kilo sorunu olan kadınlar spora başlarken bir spor hekimi kontrolünden geçmelidir. Spor hekiminizin uygulayacağı bazı test ve değerlendirmeler sonrası kademeli olarak efor yoğunluğunuzu artırmalı, sağlık açısından spor yapmanızın herhangi bir sakıncası olup olmadığı ortaya konmalıdır.


       
Spor olarak ne yapabilirim?


        Aklınıza gelen her sporu yapabilirsiniz. Hiçbir imkanınız yoksa en azından düzenli yürüyüş yapabilirsiniz. Düzenli yürüyüş yapabilmeniz için pahalı egzersiz ekipmanına veya bir kulüp üyeliğine ihtiyacınız yoktur ve sağlık için elde edeceğiniz tüm kazanımları sağlayabilirsiniz. Yürümeye uygun güzel bir spor ayakkabısı, rahat pamuklu bir egzersiz kıyafeti ve bir su şişesi sağlıkla spor yapmanız için yeterlidir. Hangi spor için olursa olsun temel kurallar aynıdır. Yapacağınız spor aktivitesi en azından 20-30 dakika, ideal olarak 45 dakika kesintisiz sürmelidir. Ritmik olarak geniş kas gruplarını çalıştırmaları egzersizden önce ve sonra bütün kaslarımızı germeliyiz. Spordan önce, spor esnasında ve sonrasında yeteri kadar su içmeliyiz.


        Kadınlar için uygun görülen sporlar genellikle bale, buz pateni, ritmik jimnastik, su balesi-senkronize yüzme, dans gibi sanatla içiçe sporlar olmakla beraber artık hemen hemen her spor dalında kadınları görmek mümkündür. Estetik sporlarda kadınlar erkeklere oranla daha başarılı olmakta ve fizyolojik gereksinimlerini daha rahat sağlayabilmektedir. Diğer sporlarda da kadınlar sağlıkları için yeteri kadar kazanım sağlamakta ve profesyonel olmadığı sürece fiziksel kapasiteleri ile ilgili bir sorun yaşamamaktadırlar. Yüzme, tenis, paten, atletizm, bisiklet, voleybol, basketbol gibi topla oynanan sporlar gibi her spor türü bayanlar tarafından başarı ve sağlıkla uygulanmaktadır. Siz de kendinize uyan bir spor bulabilir ve spor yoluyla kendinizi ifade edebilirsiniz.

 

 

 

      Kireçlenmeye karşı spor

 

      Halk arasında kireçlenme olarak bilinen “artroz” eklemlerde bozulma anlamına geliyor. Artrozu aşmanın yolu ise hangi yaşta olursa olsun spor yapmaktan ve kilo almamaktan geçiyor

      

      Kireçlenme ya da artroz, eklemlerde zorlanma ve hareketlerde kısıtlanma yaratan kronik bir hastalık. Bu hastalığın görülme sıklığı yaş ilerledikçe artıyor. Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla rastlanan artroz eklem çevresinde ağrıya ve şişliğe yol açıyor.
       
       Acıbadem Onkoloji ve Nörolojik Bilimler Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Klinik Şefi Prof. Dr. Metin Türkmen artroz ile ilgili bilgiler verdi. Buna göre, hastaların hareketini engelleyen artrozlar görülüş sıklığına göre iki grupta toplanıyor. Birincisi kalça, ikincisi ise dizler. Kalçada artroz meydana geldiğinde ve artroz ilerleyip hasta yürüyemeyez hale geldiği zaman tek şans protez ameliyatıdır. Ancak dizlerde durum farklı; bu bölgede artrozun ilerlemesini kontrol altına almanın daha kolay olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla diz eklemi içinde ufacık bir sorun başladığında o hasta gecikmeden doktora giderse ve hekim tarafından o sorun erkenden giderilebilirse bu hastada hiçbir sorun çıkmayabiliyor.
 

       
       Artrozun Nedenleri


       Yaşla birlikte eklemlere binen stresin oluşturduğu deformasyonlar, eklem içi kırıklar ve yaralanmalar bu hastalığa yol açan nedenlerin başında geliyor. Bozulmaya yol açan nedenler ikiye ayırılıyor:
       
       Primer Bozulma: Primer bozulmanın sebepleri bugün kesin olarak bilinemiyor. Yaş, ırsiyet gibi faktörler bu grupta sayılıyor. Ancak yapılan araştırmalar yakın gelecekte esas nedenlerin bilinebileceğini ortaya koyuyor.


       Sekonder bozulma: Eklemdeki geometrik yapıyı bozan sebepler sekonder bozulma içinde yer alıyor. Örneğin, kalçanın çocukluktaki gelişimi ile ilgili bir problem söz konusu olduğunda diz ekleminde açısal bir deformitenin bulunması halinde buradaki geometrik bozukluk ileride eskimeye ve dolayısıyla artroza neden oluyor.
       


       40 Yaş Üzeri Dikkat!


       Yaşlanan bedende ömrünü tamamlayan veya yaralanma sonucunda ölen hücreler çoğunlukla yerini yenilerine bırakıyor. Eklem kıkırdağı hariç! Eklem kıkırdağı yenilenme potansiyeli olmayan bir doku. Hastalığın seyri sırasında, kıkırdak dokusunun harap olması ile eklem mesafesi daralıyor ve dolayısıyla eklemi oluşturan kemikler birbirlerine yaklaşıyorlar ve yakın temasta olabiliyorlar.
       
       Bu durum da zamanla eklemlerde özellikle dizde artroza sebep oluyor. Prof. Dr. Metin Türkmen konuyla ilgili şunları söylüyor: “Eklemler birbirine geometrik olarak tam uyumlu yüzeylerdir. Bu dokularda problem varsa ve harekete engel ise vaktinde önlemini alırsak bir problem çıkmaz. Ama yaşadıklarımız bize gösteriyor ki, biz dize koruyucu ve kollayıcı müdahaleleri hep çok geç yapıyoruz. Halbuki zamanında müdahale etsek hastalar o dizleriyle yaşamları boyunca yaşayabilecek.” Bu sorun en çok kadınlarda görülüyor. İki dizin parantez bacak haline gelmesi en çok rastlanan sorunların başında geliyor.


       
       Her Yaşta Egzersiz


       Prof. Dr. Metin Türkmen, bu tip deformasyonlar görüldüğünde bu, geometrik yapının bozulduğuna işaret ediyor. Bu durum diz eklemindeki yüklenmelerde asimetri yaratıyor. Eklem yüzeylerine eşit dağılması gereken kuvvet bir tarafta toplanınca aşınma oluyor. Aşınma sonucu kemiğin üstündeki kıkırdak doku bozuluyor. Bu tarz bozukluklar çoğunlukla 40 yaşında ortaya çıkıyor. O zaman hasta ikna olur da açısal bozukluğu düzeltilirse, hayatı boyunca problem çıkmayacak şekilde dizin ömrünü uzatmak mümkünken, hasta ikna olmazsa, işlem dize protez uygulamaya gider.  


       O noktada hasta ikna olup da açısal bozukluğu düzeltilirse hayatı boyunca problem çıkmayacak şekilde dizin ömrünü uzatmak mümkün olabiliyor. Hasta ikna olmazsa, işlem, dize protez uygulamaya kadar gidebiliyor. Dizde artrozun getirdiği sorunları yaşamamanın yolu her yaşta spor yapmaktan geçiyor. Genellikle yaşlılıkta insanlar kendi köşelerine çekiliyorlar. Oysa yaşlılıkla birlikte şişmanlamanın de getirdiği risk faktörü ile dizlere binen yük artıyor. Bu da dizlerde daha çok artroz görülmesine yol açıyor. Bu noktada en önemli koruyucu faktör egzersiz yapmak ve her yaşta hareketli olmak. Bunun yanında artroz tedavisinde ilk amaç protez tedavisine gerek kalmadan dizi doğal hali ile kullanılabilir hale getirmek. Bunun ilk şartı erken teşhis. Bu sebeple merdiven inip çıkarken, oturup kalkarken dizlerinde sorun yaşayanların doktora başvurması öneriliyor. Geç kalındığındaysa tek tedavi yolu protez.


       
       Protezin Ömrü 15 Yıl


       Protez ile ağrı, hareket kısıtlılığı ve eklemlerde şekil bozuklukları düzeltilip, hastaların baston ve benzeri yardımcı malzemelere gerek duymadan yürümeleri sağlanıyor. Ancak burada protezin ömrünün ortalama 15 yıl olduğunu unutmamak gerek. Bu nedenle uzmanlar doğal olanı korumanın ana prensip olması gerektiğinin altını çiziyorlar.