|
LEKE
TEDAVİSİNİN ZAMANI
Güneş ışınlarının en az olduğu bu dönemin, leke tedavisi için en uygun
zaman olduğu ifade edildi.Güzellik Uzmanı Nermin Bulur, lekelerin, peeling
(törpüleme) tedavisiyle yok edilebileceğini belirtti. 4-5 ay süren
tedavinin etkili olabilmesi için bu aylarda başlanması gerektiğine dikkat
çeken Bulur, güneş ışınlarının yoğun olduğu dönemde tedavinin zorlaştığını
kaydetti.Güzellik Uzmanı Nermin Bulur, yüz ve vücutta görülen istenmeyen
lekelerin, çok değişik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabildiğini söyledi.
Güneş gören bölgelerde
oluşuyor
Güneş ışınlarının bu lekelerin oluşumunda etkili olduğunu anlatan
Bulur, özellikle güneş gören yüz, dekolte bölgesi, omuz başları, sırt, el
üstü gibi bölgelerde kahverengi lekelerin kendini gösterdiğini ifade etti.
Lekelerin yanlış bronzlaşma ve güneşlenmelerden sonra artış gösterdiğini
vurgulayan Bulur, yaş ilerlemesiyle birlikte el üstünde de bu lekelerin
görülmeye başlandığını kaydetti. Yine gebelikte görülen hormonal
düzensizliğe bağlı özellikle güneş gören yerlerde ve yüzde lekelere
rastlandığını belirten Bulur, tende görülen bazı cilt hastalıkların da
leke bırakabildiğini ifade etti.
Bulur, bu tip lekelerin bayanlarda daha çok görüldüğünü belirterek,
şunları söyledi: “Güneşten gelen A ve B ışınları melaninleri ortaya
çıkararak lekeleri görünür kılıyor. Güneş etkisiyle oluşmuş lekeler
aslında, zaten ciltte var olan renklerin ortaya çıkmasıdır. Bu lekeler
herhangi bir sağlık problemi olarak düşünülmemeli. Ancak estetik olarak
bakıldığında hoş görünmüyor. Bu nedenle çeşitli tedavi yönetimleri ile bu
lekeleri yok etmek mümkün.”
Peeling (Törpüleme) Tedavisi
Lekelerin peeling adı verilen törpüleme tedavisi ile yok
edilebileceğini belirten Bulur, ancak peeling öncesi cildin buna
hazırlanması gerektiğini anlattı. Tedaviye başlamak için de uygun zamanın
seçilmesi gerektiğini belirten Bulur, “Tedaviye, güneş ışınlarının etkili
olmadığı bir dönemde, yani içinde bulunduğumuz bu aylarda başlanmalı.
Çünkü bu tedavi 4-5 ay sürdüğü için ancak bu aylarda başlandığı takdirde
etkili olur. Güneş ışınlarının yoğun olduğu bir dönem ise tedaviyi
zorlaştırır” diye konuştu.
|
|
Cilt lekelerinin tedavisi
Yüzde
yama tarzı açık veya koyu renkli kahverengi lekeler şeklinde seyreden
‘melasma’ çoğunlukla kadınlarda görülür. Gebelikte sık görüldüğünden
‘gebelik maskesi’ de denir.
Güneş, koyu renk cilt tipi, doğum kontrol hapıları, östrojen , bazı
epilepsi ilaçlarının kullanımı bu lekelerin oluşumunda rol oynar. Bazı
makyaj malzemeleri, kolonya, parfümler, sabun ve nemlendiriciler gibi
kozmetik ürünler de özellikle güneş temasını takiben bu tür lekelenmelere
yol açabilir.
Kozmed Lazer Merkezleri doktorlarında Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Canan
Savaş, melasma ve tedavisi ihakkında hakkında bilgiler verdi.Gebelik
sırasında gelişen melasma doğumdan sonra kaybolabilir. Bazen de kalıcı
olur. Melasma; tedavisinin zor olması nedeniyle hastaları ve doktorları
sıkıntıya sokabilen bir durumdur.
Melasma tedavisinde melaninin yerleşim yeri önemlidir. Derinin daha
üst tabakalarında yerleşim klinik olarak kahverengi görünümlüdür. Tedavi
edilebilir. Daha alt tabakalara yerleşim mavi gri renklidir. Tedavi
edilmesi zordur. Bu ayrım Wood lambası denilen özel lambalarla muayene
edilerek yapılabilir ve hastaya tedavi başarısı hakkında daha net bir
bilgi verilebilir.
Açık tenli kişilerde tedavi lekeleri tamamen ortadan kaldırabilir
ancak tekrarlama olasılığı vardır. Koyu tenli kişiler daha az oranda
tamamen tedavi olabilirler ve melasmanın tekrarlama olasılığı daha
fazladır. Açık tenli kişilerde sonuçlar haftalar içinde ortaya çıkarken
koyu tenli kişilerde aylarca kullanmak gerekebilir.
Güneşten Koruma
Melasması olan kişilerde güneş ışınları bu lekelerin koyulaşmasına
neden olur. Bu nedenle güneşten korunma tedavinin temelidir. Güneş
koruyucular hem uva hem de UVB koruması içermelidir. UVA camdan da
geçebilir. Bu yüzden dışarıya çıkılmasa bile güneş koruyucu düzenli bir
şekilde tüm gün sürülmelidir. Ayrıca hiç bir koruyucunun tam bir koruma
sağlamadığı da bilinmeli ve güneşten kaçınma bir alışkanlık haline
getirilmelidir.
Renk Açıcılar
Hidrokinon içeren kremler günde iki kez uzun süre hatta gerekirse 1
yıla kadar kullanılabilir. Kızarıklık, kepeklenme, yanma ve batma gibi
tahriş edici etkiler olabilir. Alllejik bir duyarlılık varsa uygulamadan
kaçınmalıdır.
Tretinoin kremleri genelde akşamları sürülür. Düşük konsantrasyonda
başlanıp arttırılarak kullanılırsa yan etkiler azalır. Uzun süre devam
etmek gerekir.Azeleik asit günde iki kez ve uzun süre kullanılır.Kojik
asit, hidroksi asitler de kullanılan ürünlerdir. Glikolik asit
hidrokinonun etkinliğini arttırabilir. Kojik asit de diğer maddelerin
etkinliğini arttırabilir.
Leke tedavisinde temel olan bu maddeler hastanın cildine göre
birlikte de kullanılabilir. Bazılarına kortizonlu kremlerin de eklendiği
çeşitli karışım formüller de bulunmaktadır. Kimyasal peeling jessner
solusyonu, trikloroasetik asit, alfa hidroksi asitler gibi maddelerin
cilde uygulandığı soyma yöntemleridir. Mutlaka uzman kişilerce
yapılmalıdır. Bu tedavilere ek olarak kullanılabilir ve daha çabuk bir
sonuç sağlayabilirler.Bu tedavilere cevap alınamadığı durumlarda lazer
tedavileri değerlendirmeye alınmalıdır.
|
|
Kış mevsimi cildi kurutuyor
Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim
Üyesi Doç. Dr. Hayriye Sarıcaoğlu, kış aylarında havanın kuru ve nemsiz
olmasının, deride nem kaybına yol açtığını söyledi.UÜ Öğretim Üyesi Doç.
Dr. Hayriye Sarıcaoğlu, cilt bakımı denilince ilk akla gelenin yüz bakımı
olduğunu, ancak bakımın tüm vücudu kapsaması gerektiğini kaydetti.
Kış mevsiminde havadaki nemin azaldığını, kalorifer, soba ve klima gibi
cihazların nem oranını daha da aşağıya çektiğini ifade eden Doç. Dr.
Hayriye Sarıcaoğlu, “Kış aylarında bulunulan ortamın kuruluğu, derideki
nemin azalmasına neden olur. Bu nedenle, özellikle kış aylarında cilt,
uygun ürünlerle düzenli olarak nemlendirilmelidir” dedi.
Doç. Dr. Sarıcaoğlu, erken yaşlılık belirtilerinin ortadan kaldırılmasına
yönelik cilt bakımında, temizlik ve nemlendirmenin, yaşa, cinsiyete ve
deri tipine göre değiştiğini anlatarak, derinin yıpranmasının önüne
geçebilmek için özellikle yüzün günde bir defadan fazla yıkanmaması
gerektiğini bildirdi. Bu durumun, derinin kendini toparlaması açısından
çok önemli olduğuna dikkati çeken Sarıcaoğlu, şunları söyledi: “Cilt
temizliğinde, cildin PH değerine uygun tıbbi temizlik ürünlerinin
kullanılması önerilir. El temizliği için kullanılan sabunların, yüz
temizliği için kullanılması son derece yanlıştır. Çünkü el derisi, yüze
oranla daha kalındır. Günde birkaç kez duş alma alışkanlığı, sık sabun
kullanımı nedeniyle cilt kuruluğunu artırır. Özellikle çok sık duş alan
kişiler, cilt bakımlarını ihmal etmeyerek, banyodan sonra mutlaka
nemlendirici kullanmalılar.”
Sarıcaoğlu, ciltin yağlı olmasının, nemle
karıştırılmaması gerektiğini, yağlı cilde sahip kişilerin de kış aylarında
nemlendirici kullanması gerektiğini sözlerine ekledi.
|
|
Sivilce: Estetik bir sorun
değil, hastalık!
Genellikle ergenlik döneminin sorunu olarak bilinen sivilceler günümüzde
yetişkin insanlarda da sıklıkla görülüyor
Araştırmalar her 100 kişiden
85’inin yaşamının bir döneminde sivilce sorununu yaşadığını gösteriyor.
Hem özel hem de sosyal yaşamı olumsuz etkileyen, ruhsal sorunlara yol
açabilen sivilceler bilimsel yöntemlerle tedavi edilebiliyor.
Hemen her yaşta görülebilen bir sorun olan sivilce iyi tedavi
edilemediğinde birçok ruhsal soruna neden oluyor. Sivilcenin oluşumunda
ciltteki yağ bezlerinin faaliyetinin bozulması birinci derecede rol
oynuyor.Akne ergenlik çağında yağ bezlerinin çalışmasıyla birlikte ortaya
çıkan ve yaklaşık 8-12 gün kadar devam eden bir hastalık, estetik bir
sorun değil. Yani akne, yağ bezlerinin anormal çalışmasına bağlı olarak
gelişen bir hastalık olarak kabul ediliyor.
Uzmanlara göre sivilce estetik bir sorun değil, hastalık. Ancak
yapılan araştırmalar sivilce tedavisi için öncelikle hekime
başvurulmadığını gösteriyor.İlk başvuru evde dişmacunundan başlayıp
gelişen birtakım geleneksel uygulamalar oluyor. Biraz daha maddi durumu
iyiler ise hekime değil güzellik salonlarına gitmeyi tercih ediyorlar.
Annede veya babada sivilce olması, çocuklarda görülme sıklığını
artırıyor. Terleme, adet düzensizliği ve hormonal bozukluklar da sivilce
artışından sorumlu tutuluyor.Yalnızca yüzde değil ayrıca göğüs sırt gibi
alanlarda da görülebilen sivilce uzun süreli tedavilere mutlaka yanıt
veriyor.Hekimler takibi süresince gerekirse antibiyotiklerden, (hekimin
seçtiği) ve hem yerel tedavilere cevap vermeyen, hem de çok yaygın kistik
lezyonlarla gelen çok abartılı vakalarda retinoikleri tercih ediyorlar.
Uzmanlara göre başarılı bir sonuç elde edilebilmesi için sivilce
tedavisinin en az 3 ay sürdürülmesi gerekiyor.
|
|
Kırışıklık
ve lekeleri dert etmeyin
Acı çekmeden, normal yaşamı etkilemeden uygulanan ‘soft’ yöntemlerle,
ciltte ortaya çıkan kırışıklık, leke, şekil bozukluğu gibi estetik
kusurların düzeltilmesi mümkün.Ciltte yaşlanmaya, sivilcelere,
yaralanmalara ve güneş ışınlarının olumsuz etkilerine bağlı olarak
kırışıklık, leke, şekil bozukluğu gibi estetik kusurlar ortaya çıkabiliyor.
Bu kusurların düzeltilmesi için kullanılan ‘soft’ yöntemler acı çekmeden
ve normal yaşamı etkilemeden uygulandığı için büyük ilgi görüyor. Ancak
hangi yöntemin kullanılacağına kişinin estetik sorununun niteliğine ve
beklentilerine bakılarak karar veriliyor.
Dolgu
maddelerinin enjeksiyonu
Dolgu maddelerin cilt içine enjekte edilmesiyle, kırışıklık
bölgesinde hacim yaratılarak kırışıklık çizgileri düzeltiliyor. Dolgu
maddeleri, yüzdeki yaşlılık çizgileri, yaralanmalarla oluşan çizgiler,
yüzdeki şekil bozuklukları, kişinin derin sivilce izleri gibi sorunlarda
tercih ediliyor. Ayrıca kişinin dudak kalınlaştırma, dudak şekillendirme
gibi estetik değişiklik taleplerinde de bu yöntemler rahatlıkla
uygulanabiliyor.
Dolgu yapılmasında kullanılan birçok madde bulunmaktadır. Bunlar
sıvı parafin, sıvı silikon (ülkemizde kullanımı yasal değil) kolajen,
hyalüronik asit, otolog yağ, otolog kolajen gibi maddelerdir. Kliniğimizde
uygulanan dolgu maddesi, stabilize edilmiş hyalüronik asittir. Tamamen
organizmaya uyumlu ve organizma tarafından eritilebilen doğal bir maddedir.
Fonksiyonu, vücudun kendi hyalüronik asidinin tüketildiği yere hacim
eklemektir.
Kalıcılığı ne kadar?
Dolgu maddeleri enjeksiyonun kalıcılık süresi 5 -12 ay arasında
değişiyor. Metabolizmanın, hyalüronik asidi su ve karbonhidrata
dönüştürmektedir. Büyüme faktörleri ve hormonlar, glikoz ve oksijen gibi
önemli besleyici ajanların serbest geçişine olanak verir. Hyalüronik asit
jelinin parçaları arasında hücreler dolaşabilir ve sağlıklı bir cilt
ortaya çıkar. Test ihtiyacı olmadığından kişi hemen uygulamaya alınabilir,
anında tatmin sağlar. Enjeksiyonun hemen sonrasında kişi normal
yaşantısını sürdürebilir. Her yaşta uygulanabilir. İstenildiği sıklıkta
tekrar edilebilir. Alerji riski yoktur.
BT-A (Botilinum Toksin - A) Enjeksiyonu
BT-A, 1980 yılından bu yana tıbbın çeşitli alanlarında başarıyla
kullanılıyor. Bazı kişilerin alışkanlık olarak kaşlarını çatmasıyla
zamanla o bölgedeki çizgiler belirginleşmekte, bu da hoş olmayan bir yüz
ifadesine neden olmaktadır. BT-A enjeksiyonu en sık, alın, iki kaşın arası,
göz çevresi, çene ve dudak çevresindeki çizgilere uygulanmaktadır. Bu
bölgelerin sinir ileti bozukluğuna ait anormalliklerinde özellikle tercih
edilir. BT-A enjeksiyonunun etkisinin kalıcılığı kişiden kişiye değişiklik
gösterir. Ortalama 4 -12 ay kalıcı etki elde edilir. Hiçbir sistemik yan
etki gözlenmemiştir. Uygulamanın isteğe bağlı tekrarı mümkündür. BT-A
enjeksiyonu uzman doktorlar tarafından yapılmadığında, kaş ve göz kapağı
düşmesi, göz altı şişmesi gibi geçici yan etkiler görülebilir. BT-A
uygulaması öncesi, hekimin, hastanın yüzündeki patalojiyi iyi belirlemesi,
uygulayacağı dozu ve yöntemi belirlemesi gerekir.
|